Abse kendiliğinden veya cerrahi ile deriye drenajı olursa, % 50’de kriptler ile bağlantı sürer
Bu da anüs ile perianal deri arasında fistül oluşmasına neden olur.
Klinik Bulgular Anorektal apseler lokalizasyonlarına göre isimlendirilir.
En sık perianal apse (yaklaşık % 50) görülür.
İntersfinkterik apse İskiorektal apseler daha düşük oranda gözlenir.
En az ise supralevatör apseler (%2-9) gözlenir. Perianal abse; Şiddetli, sürekli zonklayıcı tarzda, hareketle ve ıkınmayla artan ağrı yapar. Şişlik ve akıntıya daha az rastlanmaktadır. Hastalarda ateş, üriner retansiyon ve hayatı tehdit edici sepsis görülebilir.
Perianal fistül; Kronik mukopürülan bir akıntı ile klinik verir, Ciddi ağrı atağından sonra drenajla pürülan akıntı boşalır ve ağrı hafifler.

Fiziki Muayene

Perianal bölgede;
Anüs veya rektumda palpasyonla yada rektal tuşede aşırı duyarlı kitle fark edilir.  Bu bulgu tanısaldır.
Yeterli anestezi verilmeden büyüklüğünü belirlemek güçtür.
Göreceli olarak küçük olan bir abse iskiyorektal veya supralevator alanlara kadar uzanabilir.
Anal çıkımın dışında müküs, püy veya fekal materyalin drene olduğu görülen küçük bir açıklık fistülü düşündürmelidir.
Anal kanal içerisindeki iç ağzın gösterilmesi ile fistül tanısı doğrulanır.
Rektal tuşede  sert fistül traktı sıklıkla hissedilir.


LABORATUVAR İNCELEMELERİ
Komplike olmayan abse veya fistül olgularında radyolojik görüntüleme yapılmasına gerek yoktur.
Şüpheli durumlarda koltuk altı-rektal ateş farkı olup olmadığını araştırmak faydalı olabilir.
Bu tür şüpheli durumlarda endosongrafi yapılması daha ideal bir çözüm yoludur.
Kompleks ve/veya nüks hastalığı değerlendirirken;
Endosonugrafi
Transrektal ultrason,
Bilgisayarlı tomografi (BT)
Manyetik rezonans (MRI) yardımcıdır.
Transrektal ultrasonda;
Fistül traktının dalları,
Drene olmamış abse
Sfinkter tutulumunun boyutu görüntülenebilir.
Fistül traktına hidrojen peroksit enjeksiyonu ultrasonun sensitivitesini arttırır.
BT ile supralevator bölgede abse olup olmadığı anlaşılabilir.

TEDAVİ

Abseler için tedavi; Antibiyotik ve cerrahi drenajdır.
Fistül için; eğer fistülün iç ağzı bulunmuşsa ve eksternal sfinkter tutulumu minimal ise abse drenajı sırasında fistülotomi yapılabilir.
Bazen iç ağzın bulunması inflamasyon nedeni ile güç olabilir.
Fistülün tedavisi seyrine göre planlanır.

REKTOVAJİNAL FİSTÜL

Rektovajinal fistül;
Obstetrik zedelenme, Crohn hastalığı, Divertikülit,
Radyasyon, Yabancı cisim travması, anterior rektum tümörlerinin cerrahi ekstirpasyonu ve rektum, serviks veya vajina kanseri gibi klinik durumların sonucunda oluşabilir.
Klinik Bulgular
Vajinadan gaz, gayta gelir.
Değişik derecede inkontinans gelişir.
Laboratuvar
Vajinografi veya baryumlu grafi ile fistül görüntülenebilir.
Eğer fistül radyolojik olarak veya fizik muayene ile belirlenemezse,
Vajinal tampon yerleştirilmesinden sonra rektumdan dilüe metilen mavisi verilir.
Tamponun üzerine metilen mavisinin bulaşması ile rektovajinal fistül tanısı doğrulanır.

Tedavi

Rektovajinal fistülün etyolojisi ve yerleşimine göre cerrahi olarak tedavi seçilir.

PİLONİDAL HASTALIK

Pilonidal hastalık beyaz tenli erkeklerde daha fazladır (3:1 E/ Koranı).
Kıl folliküllerinin obstrükte olup infekte olmasından sonra cilt altı dokulara yayılmasına bağlı pilonidal abse oluşur.
Klinik bulgular
Pilonidal hastalıkta sakrum ve koksikis üzerinde orta hatta delikler veya abse olabilir.
Hastalar genellikle kilolu, kıllı ve erkektirler.
Fizik muayene :
Drene olmamış abse ile birlikte akut süpürasyon veya içerisinden kılların dışarıya doğru çıktığı birçok olgun traktüs içeren kronik drene olan abse görülebilir.
Crohn hastalığı kuşkusu olmadıkça daha ileri inceleme yapmaya gerek yoktur.
Tedavi
Pionidal abseler lokal anestezi ile drene edilebilirler.
Üç ayda iyileşmeyen veya kronik drene olan sinüs oluşumuyla seyreden kistler için kesin tedavi olarak cerrahi uygulanmalıdır.